1 Mart 2015 Pazar

TARİHTEN DERSLER.
BUCA TAŞERON İŞÇİLERİ DİRENİŞİ ÜZERİNE  SAPTAMALAR  !..

·         Direnişin başladığı günden bu yana doğru ve yanlışların, korku ve cesaretin, netlik ve kafa karışıklığının iç içe geçtiği  38 gün geride kaldı. Direnişe başlayan işçi arkadaşların tecrübe eksikliği, farklı noktalarda duruşu, kararsızlığı, net ortak bir tutum almalarını engellemiş baştan dinamik,dik duran bir komite oluşturulamaması en büyük eksiklik olarak ortaya çıkmıştır.
·           Direnişin başladığı günden bu yana giderek artan bir destek yavaşta olsa ortaya çıkmaya başlamış, direnişin meşruiyeti kendi sınırlarını aşmıştır. İlk günden başlayarak direnişteki işçileri yalnız bırakmayan devrimcilerin, kendi içinde bir komite oluşturmaması dağınıklığın sürmesine direnişin sakatlanmasına yol açmıştır. Açık samimi bir ilişkinin kurulamamsı, farklı yapıların birbirinden uzak durması, bütünlüklü bir davranış ve dayanışmanın ortaya konamaması, bir güvensizliğin ve parçalanmışlığın herkes tarafından hissedilmesi, moral anlamda direnişi olumsuz etkilemiş ortak bir enerjinin açığa çıkmasını önlemiştir.
·         Direnişin ortaya koyduğu taleplerin, başta her işçinin eşit sorumluluk aldığı, hak ödev ilişkisine dayanan bir komitenin oluşturulmasıyla sahiplenilmesi mümkündür, direnişe destek veren tek tek kişiler ve  devrimci yapıların destekçileriyle kaynaşması,karşılıklı güvene dayalı, direnişin ihtiyaçlarını öne çıkaran sıkı bir ilişkinin oluşması kazanmak için olmazsa olmaz bir öneme sahiptir.
·         Direnişin ileriye taşınması, cesur adımlar atılması sesini daha geniş kesimlere duyurabilmesi, desteğin arttırılması işçi arkadaşların bir bütün olarak kararlı olmalarıyla mümkündür. Baştan beri direnişteki arkadaşların kendi içinde bir bütün olarak davranamaması, bazı arkadaşların direniş etiğine uymayan tutum ve davranışları, sıradan bir destekçi gibi davranmaları gibi nedenlerle komite kimliği oluşmamış, bütünlük görüntüsü verilememiştir.
·         İşçi arkadaşların en baştan kendi içinde ilerletici, açık, soğukkanlı bir tartışma yürütememeleri, direnişi sadece kendileriyle sınırlı düşünmeleri ufuklarını daraltmış hareket alanlarını kısıtlamıştır. Direnişteki işçilerin kararlı bir duruş sergileyememiş olması ve yaşadıkları kafa karışıklığı çalışan işçilerin geri çekilmesine yol açmıştır.
·         Direnişi başarıya götürecek olan kararlı, planlı ve örgütlü bir mücadeledir. Tarihte yaşanan mücadeleler bize bunu göstermiştir. Bu gün sınıfın bütününe yönelik girişilen taşeronlaştırma, güvencesizleştirme, köleleştirme saldırısı yalnız burada direnen 7 arkadaşın değil sınıfın bütünün sorunudur. Sınıf mücadelesinin  tüm alanlarını AKDENİZ ÇİVİ,yi    UPS yi, BUCA TAŞERON İŞÇİLERİNİN direnişini bir bütün olarak algılamak ve bu büyük ailenin bir parçası olduğumuzu  bir an olsun unutmadan davranmalıyız.
·         Bu direniş buradaki 7 işçinin sınırlarını aşmış burayı sahiplenen her türlü desteği sunan sınıf dostlarının aklında ve vicdanında yer etmiştir. Sadece sınıf  dostlarının  değil sınıf düşmanlarının da dikkati bu direniştedir bütün CHP kadroları geri adım atmadan işçileri buradan söküp atmanın  ve çeşitli ayak oyunlarıyla direnişi kazasız belasız bitirmenin derdine düşmüşlerdir.Bu yüzden kafa karışıklığına yol açacak önerilerle işçileri birbirinden koparmak ve direnişi kendi içinde çözmek istemektedirler,sağlam durmak ve birlikte olmak zorundayız.
·         Buca direnişinin seçim öncesinde sermaye partileri arasındaki didişmelerin konusu olması da yakındır başbakan MUŞ ta yaptığı konuşmada CHP  ye  Kılıçdaroğlu’na  sen bizi bırak BUCA ya bak diyerek   bunu daha sonra kullanabileceğinin  mesajını vermiştir.
·         İşçiler patron karşısında tek tek güçsüzdürler ancak birlikte mücadele ederek kendi güçlerinin farkına varırlar,onları sınıf yapanda bu ortak mücadeleyle güçlerini gösterdikleri eylemleridir.Hak alma ve mevcut hakları geliştirme mücadelesi sabır isteyen,disiplin gerektiren uzun erimli bir mücadeledir.Tarihteki bütün kazanımlar zorlu koşullarda büyük bedeller ödenerek kazanılmıştır,hala kazanmak için kararlı olmak karşımıza çıkabilecek bütün zorluklara göğüs gerebilecek hazırlıkta olmalıyız..Bu sorunları dayanışma içinde ortak akıl yürüterek soğukkanlı biçimde çözmeli,karşımızdaki güçlerin hesaplarını ve planlarını boşa çıkaracak adımları cesaretle atmalıyız.Karasızlık, duraksama ,geri adım bizi yenilgiye götürür.
·         Bir ön hazırlık yapılmadan koşulların dayatmasıyla başlayan direnişe maddi desteğin yetersiz kalması sıkıntıya yol açmakta bu durum işçi arkadaşların dayanma gücünü zayıflatmaktadır. Direnişin başarıya ulaşması gerçekçi değerlendirmelere dayanan bir durum saptaması yapmayı ve desteği büyütmenin koşullarını zorlamayı dayatmaktadır. Patronların direnişi bilinçli olarak uzatmasının altında yatan düşünce işçilerin maddi zorluklar nedeniyle direnişi sürdüremeyecekleri düşüncesidir. Eğer bir direniş kendini ayakta tutabilecek maddi olanaklar yaratamazsa bu düşüncenin gerçeğe dönüşebilme ihtimali her zaman mevcuttur.
·         Bu gün bütün gücümüzü ortaklaştırmamız, kişisel, grupsal çıkarları bir kenara bırakarak direnişin başarısı için yapılması gerekenlere yoğunlaşıp bu moralsizliği üzerimizden atarak ortak bir akılla çözümler üretme zamanıdır. Yoğun kampanyalarla  ortak taleplerimizi daha geniş kesimlere duyurmanın çabası içinde olmalı, maddi desteği arttırmanın yollarını hep birlikte aramalı bunun için fikirler üretmeli gücümüzü buralara yoğunlaştırmalıyız.

                                                      
                                                        SONUÇ OLARAK

       Buca taşeron işçileri direnişinin buradaki işçi arkadaşların algısının çok ötesinde bir siyasi anlamı, sosyal bir boyutu vardır.
Bugün işçi sınıfının bütününe dayatılan taşeron sistemi ve güvencesiz çalışmanın tarihsel bir arka planı mevcuttur. Bu saldırı uzun yıllar önce planlanmış ve alt yapısı hazırlanmış bir saldırıdır. Ve burada direnen işçilerin şahsında sınıfın bütününe yöneliktir.
İşten atılan ilk işçiler siz değilsiniz sonda olmayacaksınız.
Burada süren direniş bizden önceki sınıf bilinçli işçilerin mücadelesinin ve ödediği bedellerin üzerinde şekillenmiştir.
      Geleceğe, kazanımla taçlanmış bir mücadele bırakmak buradan coşkuyla gülen yüzlerle ayrılmak ve gelecekte direnecek işçi kardeşlerimize yol gösterici olacak bir miras bırakmak, birbirine kenetlenmiş işçilerin ve dostlarının ortak aklı, bilinçli,kararlı  ve örgütlü  mücadelesiyle mümkün olacaktır.Kendimizin ötesini görelim  bize düşen tarihsel sorumluluğun gereğine uygun davranalım.Yanlış yapanları uyaralım doğruyu öne çıkaralım, saklı gizli değil açık açık düşüncelerimizi ifade edelim,sorunlarımıza ortak çözümler arayalım.Biz kazanırsak işçi sınıfı kazanacaktır,burada kazanılan mevzi yeni saldırıların yolunu kapatacak en azından geciktirecektir.


DAĞINIKLIK, YILGINLIĞA, TESLİMİYETE
DAYANIŞMA, ORTAK AKIL VE İRADE ZAFERE GÖTÜRÜR!

Ocak 2011