18 Mayıs 2019 Cumartesi

KUNDURA İŞÇİLERİ HAYDİ DAYANIŞMAYA !





DAYANIŞMA İÇİN ÇAĞRIMIZDIR!

Kundura İşçileri Dayanışması’nın Çalışma Esasları

Çalışmanın kapsamı, konusu ve amacı; 

Kundura üretiminin her aşamasında yer alan, emek harcayan, ayrımsız bütün işçi ve emekçileri kapsar.

Kundura üretiminin gerçekleştiği ortamlardaki  mevcut çalışma koşullarının, ekonomik, sosyal, kültürel vd. sorunlarının çözümüne dönük ortak bir çabanın örgütlenmesini, birlikte davranılmasını amaç edinir.

Kundura işçileri arasında, Yaş, Cinsiyet, Farklı ulus, İnanç, Siyasal tercih, Cinsel eğilim ayrımı gözetmeksizin işçilerin tümünü etkileyen sorunların çözümünü amaçlayan, işçiler arasında güven temelli bir dayanışmanın yaratılmasının gerekli olduğu bilinciyle hareket eder.

Kundura işçisi kimliğinin ve çalışma koşullarından kaynaklı  sorunlarının, kamusal ve sosyal alanda görünür olmasını, varlığının etkili şekilde duyurulmasını, saygın bir yer edinmesini ve sorunlarının çözümünde temsil yetkisine, sahip kabul görmüş bir kurumun var edilmesi için çalışmayı esas alır.
Kundura işçilerinin, yapısal bir çok nedenden ötürü bir sendika altında örgütlenemeyişi nedeniyle, kendi koşullarına uygun bir dayanışma örgütlenmesinin gerekliliğini savunur.

Düzenli toplantılar yaparak  yaşadığımız sorunlar hakkında tüm çalışan arkadaşlarımızın düşüncelerinin alınmasını, belirlenen önceliklerimize göre birlikte çözüm önerileri geliştirilmesini ve uygulama koşullarının yaratılmasını savunur.

Duyarlı, inatçı,samimi bir çabayla ortaya çıkaracağımız güçlü, etkin bir kurumsal yapıyla sorunlarımız ve çözüm yolları konusunda bir muhataplık yaratılması, kendi dışındaki kurum ve yapılarla ilişkiye geçilmesini gerçekleştirmeyi amaç edinir.

İşçiler arsında dostluk ve dayanışma bağlarının güçlendirilmesi için aktif bir çaba geliştirilmesi yolunda adımlar atmayı hedefleri arasına koyar.

NEDEN BİRLİK, DAYANIŞMA?

ÇÜNKÜ DAYANIŞMA BİZİ DAHA GÜÇLÜ KILAR!

Günümüzün temel ihtiyacı işçiler arasında dayanışmanın yaratılmasıdır. Bütün sorunlarımızın çözümünde dayanışma hepimiz için kolaylaştırıcı, güven verici bir işleve sahip olacaktır.
Daha iyi çalışma ve yaşam koşullarına sahip olmak için birlik, dayanışma, mücadele gerekiyor.
İşsiz kaldığımızda, Hasta olduğumuzda, Düğünde, Cenazede yanımızda olacak güçlü bir dayanışma örgütü hepimiz için yakıcı bir ihtiyaçtır. 

Kundura İşçisi Arkadaş!

Yapacağın kendin için, çocuklarının geleceği için küçük bir adım atmak.

Yalnızlığını kırmak için, içki içtiğin, koşu oynadığın, aynı atölyede çalıştığın, serviste yanına oturduğun arkadaşına çözümün kendi ellerimizde olduğunu anlatmak olacak.

Birlikte çok şey başarabiliriz. 
Yalnız başımıza hiçbir şey.

Sızlanmayı, bahanelere sarılmayı artık bırakma zamanı gelmedi mi? 
At koşusu oynayarak, her gün içerek, sorunlarımızdan kaçarak, kendimizi kahrederek, geleceğimizi karartıyoruz.

Yaşımız ilerliyor, yorgunluğumuz, hastalıklarımız artıyor, çoğumuzun sigortası yok, ücretler ancak günü kurtarmaya yetiyor. Kiralarımızı ödeyemeyecek hale geldik.
Her günümüz dünü aratıyor. 

Birlikte, hayatımızı daha yaşanacak duruma getirebiliriz. 
Hepimizi kurtaracak Altılıyı ancak hep birlikte oynarsak yakalayabiliriz.
Birlikte haklarımızı alabilir, gelecekten umutlu olabiliriz. Öyleyse daha güzel günler ve yarınlar için,

BİRLİK, MÜCADELE, DAYANIŞMA !

KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, 
YA HEP BERABER, YADA HİÇ BİRİMİZ!

KUNDURA İŞÇİLERİ DAYANIŞMASI

15 Mayıs 2019 Çarşamba

TARİHTE BİZ DE VARIZ!

1970 li yıllarda İzmir'in ŞAFAK KUNDURA Fabrikasında yaşanan Grev.



GELENEK VE GELECEK BİZİMLEDİR!



             

IŞIKKENT'TE BİR SAYACI ATÖLYESİ  
BİR YANIMIZ KEDER, BİR YANIMIZ İSYAN BİZİM !



BODRUM KATTA GÜN IŞIĞI YOK, TEMİZ HAVA YOK, SOLVENT, SİGARA DUMANI
BOZULAN SAĞLIĞIMIZ, ERİYİP GİDEN HAYATLARIMIZ!



14 Mayıs 2019 Salı

ÇOCUK İŞÇİLER



"ÇOCUK İŞÇİLER NASIL TANIMLANIYOR"


Çocuk işçiliği, 6–14 yaş grubu nüfusun ekonomik gelir elde etmek amacıyla çalışmasını ifade etmektedir.


ILO (International Labor Organization - Uluslararası Çalışma Örgütü)

6-14 yaş grubunda çalışanları “çalışan çocuklar”, 15-24 yaş grubunu ise “genç işçi” olarak tanımlamaktadır.


Çalışan çocuk olgusu tüm dünyada bir sorun olmasına karşın, özellikle az gelişmiş ülkelerde çok daha yoğun ve şiddetli bir biçimde yaşanmaktadır.


Çalışan çocuk olgusunun yoksulluğu yeniden ürettiği belirlenmiştir.


Çünkü çalışma yaşamı çocukların bedensel, zihinsel gelişimini tamamlamalarını kısıtlarÇocuklar çalıştıkları için eğitimlerini tamamlayamazlar.


Eğitimsiz çocuklar bundan dolayı “niteliksiz, ne iş olsa yapacak” iş gücünün parçası haline gelir.


Çocukların çalışma nedenleri de ailenin yoksullaşmasıyla ilgilidir: Aile gelirinin geçim için yetersizliği, hanenin geçimini sağlayan kişinin iş kazası/meslek hastalığı nedeniyle çalışamaz duruma gelmesi.

Ailenin çocuğun eğitimi konusunda gelecek beklentisinin düşüklüğü erken yaşta çocukları meslek sahibi olmaya itmektedir.


Çocukların okuldaki başarısızlığı çocuk işçiliğinde önemli bir rol oynar.    

Ekonomik yoksulluk yanında kültürel yoksunlukta yani çocuğa başarısızlığının sözlü olarak aktarılması da erken okuldan ayrılmayı tetiklemektedir.


Çalışan çocuk olgusu, çocuğa çocukluğu süresince verdiği zararlar yanında en önemli etkisi geleceğin yoksullarını yeniden üretmek olmaktadır.




6 Mayıs 2019 Pazartesi

KULLANDIĞIMIZ KİMYASALLARA DAİR YASA NE DİYOR

5898 Sayılı Kanun Kime Ne diyor?
10439

UÇUCU MADDELERİN ZARARLARINDAN İNSAN SAĞLIĞININ KORUNMASINA DAİR KANUN

Kanun Numarası: 5898
Kabul Tarihi: 7/5/2009
Yayımlandığı R.Gazete: Tarih: 16/5/2009 Sayı: 27230
Yayımlandığı Düstur: Tertip: 5 Cilt: 48 Sayfa:

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; solumak, koklamak yoluyla veya başka bir şekilde kişilerde bağımlılık yapabilen ürünlerin kontrolünü sağlamak, özellikle çocukların erişimini ve kullanımını önleyerek onları bu maddelerin zararlı etkilerinden korumaktır.
(2) Bu Kanun; kırtasiye malzemesi, boya incelticisi gibi maddeler ile yapıştırıcı olarak kullanılan ve uçucu madde ihtiva eden ürünleri kapsar.

Kontrol
MADDE 2 – (1) Bu Kanun kapsamına giren ürünler, hangi amaçla olursa olsun, çocuklara satılamaz, verilemez. Çocuklar tarafından kullanılabilme ihtimalinin varlığı halinde, bu ürünler yetişkinlere de satılamaz, verilemez.

(2) Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin yarattığı sağlık riskleri konusunda çocukları ve gençleri bilinçlendirmek üzere Millî Eğitim Bakanlığı müfredatına gerekli eğitim ve öğretim programları konulur.

(3) Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin üretildiği veya kullanıldığı yerlerde "çocuklar çalıştırılamaz."

(4) Bu Kanun kapsamına giren ürünler eğitim ve öğretim faaliyetlerinde kullanılamaz. Eğitim ve öğretim faaliyetlerinde ancak su bazlı yapıştırıcılar kullanılabilir. Yükseköğretim kurumları ile mesleki eğitim ve iş eğitimi yapan kurumların, eğitim gereği kullandıkları ve bu kapsama giren ürünler ancak hoş olmayan koku ihtiva etmeleri halinde kullanılabilir. Hoş olmayan koku ve miktarının ne kadar olacağı yönetmelikle belirlenir.

(5) Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin üretildiği ve kullanıldığı yerlerde gerekli sağlık tedbirleri alınır.
(6) Bu Kanun kapsamındaki ürün bağımlılarının tedavi ve rehabilitasyonları Sağlık Bakanlığının koordinasyonunda, Sağlık Bakanlığı, ilgili diğer merkezi ve mahalli kurum ve kuruluşlar tarafından, gerekli merkezler açılarak yürütülür.
(7) Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin dış ambalajları ile varsa iç ambalajlarına da sağlığa zararlı olduğu ve çocuklara verilemeyeceği görünür ve okunaklı bir şekilde yazılır. Bu uyarı yazılarına resim ve şekiller de eklenebilir. Bu uyarı yazılarının, resim ve şekillerin kaplayacağı alan, toplam alanın yüzde otuzundan az olamaz.
(8) Bu Kanun kapsamına giren ürünlerin su bazlı olmaları veya bu ürünlere hoş olmayan koku katılması için teşvik edici tedbirler alınır.
Sayfa 1
10440
Ceza hükümleri
MADDE 3 – (1) 2 nci maddenin birinci ve üçüncü fıkralarındaki yükümlülüklere aykırı hareket eden kişiler,
26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun “Sağlık için tehlikeli madde temini” başlıklı 194 üncü maddesi hükmüne göre cezalandırılır.

(2) 2 nci maddenin dördüncü fıkrasına aykırı olarak bu Kanun kapsamına giren ürünleri ihtiva eden yapıştırıcı kırtasiye malzemelerinin eğitim ve öğretim faaliyetinde kullanılmasına izin verenlere, beş yüz Türk Lirası idari para cezası verilir ve bu kırtasiye malzemelerinin eğitim ve öğretim kurumunda kullanılması men edilir.

(3) 2 nci maddenin beşinci fıkrasındaki sağlık tedbirlerini almayan kişiye bin Türk Lirasından beş bin Türk Lirasına kadar idari para cezası verilir.

(4) 2 nci maddenin yedinci fıkrasındaki yükümlülüğe aykırı hareket edenlere, malın piyasa değerinin iki katı kadar idari para cezası verilir. Ancak, bu cezanın miktarı beş bin Türk Lirasından az olamaz. Ayrıca, bu yükümlülüğe aykırı olarak ambalajlanan malların mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilir.

(5) Bu madde hükümlerine göre idari para cezasına ve diğer tedbirlere karar vermeye, mahalli mülki amir yetkilidir.

Yönetmelik
MADDE 4 – (1) Bu Kanunun;
a) 2 nci maddesinin sekizinci fıkrasındaki teşvik edici tedbirler Hazine Müsteşarlığının görüşü alınarak Maliye Bakanlığınca belirlenir.
b) Diğer hükümlerinin uygulanmasına ilişkin esas ve usuller ilgili Devlet bakanlıkları ile İçişleri, Millî Eğitim, Çalışma ve Sosyal Güvenlik ve Sanayi ve Ticaret bakanlıklarının görüşleri alınarak, Sağlık Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

Yürürlük
MADDE 5 – (1) Bu Kanunun;
a) 2 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve yedinci fıkraları yayımı tarihinden itibaren bir yıl sonra,
b) Diğer hükümleri yayımı tarihinde, yürürlüğe girer.
Yürütme

MADDE 6 – (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.