GERÇEKÇİ OL BÜYÜK DÜŞÜN!
İZMİR İŞÇİ KURULTAYI BİLEŞENLERİ 25
AĞUSTOS 2019 PAZAR GÜNÜ ÖNCÜ İŞÇİLERİN KATILIMIYLA TOPLANDI.
Ayakkabı işçilerinin de içinde olduğu
farklı iş kollarından öncü işçiler, Kurultay hazırlıklarını planlamak, yaygınlaştırmak, geliştirmek ve güçlendirmek üzere Tepekule de bir araya geldi.
Birbirinden farklı, zengin düşüncelerin tohumları sayılabilecek düşünceler
toplantıda paylaşıldı.
Sendikaların durumu, işlevi, sınıf hareketi için önemi, işçi sınıfının değişen, genişleyen, dinamik yapısına klasik sendikaların çözüm olup olamayacağı noktası tartışmaya değer bir başka gündem oldu.
Sendikaların durumu, işlevi, sınıf hareketi için önemi, işçi sınıfının değişen, genişleyen, dinamik yapısına klasik sendikaların çözüm olup olamayacağı noktası tartışmaya değer bir başka gündem oldu.
Toplantıya katılan Ayakkabı ve Tekstil iş kolunda çalışan sendikasız ve
güvencesiz işçi arkadaşların bu iş kollarında çalışan işçilerin
durumu ve yaşadığı sorunlar üzerinden sınıfın genel durumuna ilişkin verdiği
ipuçları üzerinde kafa yorulması gereken yapısal bir takım değişimlerin
olduğu gerçeğini ortaya koydu.
Üretimin giderek parçalanan yapısıyla
ilgili olarak aşınan sınıf kimliğinin, giderek kaybolan dayanışma duygusunun
ortaya çıkardığı zorlayıcı durumun yeterince dikkate alınmaması, klasik bir
yaklaşımla aşılmaya çalışılması sorunlu bir alan oluşturmaya devam ediyor.
Sınıfa ulaşma çabalarının yeterince başarıya ulaşamamasının nedenleri üzerine kafa yorulması, yeni arayışlara, kültürel, ideolojik deformasyona verilecek sağlam temellere dayalı güçlü yanıtların oluşturulması önümüzde tarihsel bir görev olarak duruyor.
Sınıfa ulaşma çabalarının yeterince başarıya ulaşamamasının nedenleri üzerine kafa yorulması, yeni arayışlara, kültürel, ideolojik deformasyona verilecek sağlam temellere dayalı güçlü yanıtların oluşturulması önümüzde tarihsel bir görev olarak duruyor.
Klasik sendikaların tarihsel olarak
ortaya çıkardığı yeni bir biçimin bugünkü sınıftan kopuk, işçi sınıfını sermayenin
isteklerine razı eden, sermaye ajanlığına dönüşmüş işlevine ilişkin çok daha kapsamlı teorik tartışmalara
ihtiyaç olduğu belirgin biçimde sınıfın gündeminde ilk sıraları işgal etmeye
devam ediyor.
Artık ne işçi sınıfı yüz elli yıl
önceki sınıf, ne üretim biçimi o günkü toplu fabrika düzeni, nede sendikalar
işçi sınıfının kazanımlar elde ettiği, yeni mevziler kazandığı güçlü mücadele
araçları durumundadır.
İşçi sınıfını bu günkü gelişen,
değişen, büyüyen, dinamik yapısı içinde kavrayamayan, bu duruma uygun kapsayıcı bir söylem ve mücadele
araçlarını, dili ve anlayışı geliştirmeye kafa yormayan yapıların zorlanması, yıpranması, kazanım elde edememesi, tasfiyeye uğraması kaçınılmaz olacaktır.
Sınıf mücadelesi ekseninde
oluşturulacak birlikteliklerde, kendini kutsamayan, mevcut durumu daha ileriye
taşıma kapasitesine sahip, esnek, ilkeli, dışındaki güçleri kucaklayabilecek,
dostane ilişkiler geliştirebilen, olgunlukla davranma yeteneğine sahip bir tutumu birlikte hayata taşımalıyız.
Sınıf çalışması yürüten, kendini bu işe adayan kadroların kendilerini çok yönlü olarak geliştirmeye ihtiyaçları vardır. Bunun yolu birlikte iş yapabilme kapasitesini geliştirirken kendini görme ve aşma becerisi kazanmaktan geçiyor.
Sınıf çalışması yürüten, kendini bu işe adayan kadroların kendilerini çok yönlü olarak geliştirmeye ihtiyaçları vardır. Bunun yolu birlikte iş yapabilme kapasitesini geliştirirken kendini görme ve aşma becerisi kazanmaktan geçiyor.
İşçi kurultayı çalışması kendisinin
dışındaki güçleri kazanmayı hedefleyen tüm birey ve yapılar için öğretici olmalıdır.
İşçi sınıfının sermayenin her türden
kuşatmasını kırmak için morale ihtiyacı vardır. Bu morali üretecek olan, sorumlu
davranma yeteneğine sahip sınıf devrimcileridir.
Bizleri bir araya getiren sermaye saldırıları karşısında dayanışmaya duyduğumuz ihtiyaçtır. Hiçbirimizin eksiği bir diğerinin fazlası olamaz. Birbirimize ön yargı ve şüpheyle yaklaşmaktan kaçınmalıyız. Hataları tolere eden, kedimizi dayatan değil açıklayıcı bir şekilde anlatan, ikna etmeye zaman ayıran, küçümsemeyen, tartışmayı doğruya ulaşma çabasının bir parçası olarak görerek, aramızda dostça ilişkilerin geliştirilmesine önem vermeliyiz.
Bizleri bir araya getiren sermaye saldırıları karşısında dayanışmaya duyduğumuz ihtiyaçtır. Hiçbirimizin eksiği bir diğerinin fazlası olamaz. Birbirimize ön yargı ve şüpheyle yaklaşmaktan kaçınmalıyız. Hataları tolere eden, kedimizi dayatan değil açıklayıcı bir şekilde anlatan, ikna etmeye zaman ayıran, küçümsemeyen, tartışmayı doğruya ulaşma çabasının bir parçası olarak görerek, aramızda dostça ilişkilerin geliştirilmesine önem vermeliyiz.
Pozitif düşünmek ve tutum almak,
moral üretebilecek dinamik bir yapıyı birlikte inşa etmek gerekiyor.
İşçi sınıfı farklı katmanlara
bölünmüş yapısıyla tek bir sınıftır. İşsizler, geçici süreli işçiler,
sendikasız sigortasız, güvencesiz çalışan on milyonlarca işçi, sokak işçileri,
bilgi işçileri, sınıfın sayıca az ancak önemli bir kesimini oluşturan sendikalı
işçiler hepsi aynı sınıfın, kimlik inşa edememiş kesimleridir.
Çağrımız bu bütünü kapsamalıdır.
Sınıfın içinde debelendiği bireysel kurtuluş bataklığından çıkışı, ancak işçi
sınıfı içinde sözel değil, eylemli dayanışmayı temel alan bir tutumla mümkündür.
Sınıfı bütün olarak kavrayan bir
anlayış mücadelenin ortaklaşmasının da yolunu açacaktır.
Sınıf devrimcileri işçi sınıfını
kendi kurtuluşu için, tüm insanlığın özgür geleceğini kurmak için merkezileşmiş bir mücadelenin çağrısını yükseltmelidir. Sınıf kimliğinin daha kapsayıcı bir biçimde yeniden inşası
aşılması gereken temel bir eşiktir. Bu eşiği aşmanın yolu birlikte
mücadele edebilmenin olanaklarını yaratmaktan geçiyor. Ayrımların değil,
birleştirici mücadele hedeflerinin belirlenmesi işimizi kolaylaştıracaktır.
İzmir işçi kurultayı sınıfa moral
verebilecek, geleceğe daha güçlü adımlar atabilecek bir birlikteliğin
temellerini atma hedefiyle yürümelidir.
Yapılan toplantıda dile getirilen
öneriler dikkate alınmalı, kurultayı sahiplenme düzeyi daha yukarılara
çekilmelidir.
Kurultayımız sermaye saldırılarına
karşı bir meydan okumadır.
Sessiz kalmayacağımızın ifadesidir.
Sessiz kalmayacağımızın ifadesidir.
BİRLİĞİMİZ GÜCÜMÜZDÜR!
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA, YA HEP BERABER
YADA HİÇBİRİMİZ!