23 Eylül 2013 Pazartesi

MEZARLIKBAŞI'NDAN BASMANE'YE ANAFARTALAR CADDESİNDE YAŞAM. ....SADECE EKMEK PARASI..










Altınpark-Namazgah- Mezarlık Başı-Tilkilik-Hatuniye-Dönertaş-Agora gibi semtler bütününden oluşan bu bölgenin en önemli caddesi Basmane’den İkiçeşmelik’e ve İkiçeşmelik’ten Kemeraltı’nı da içine alarak Konak’a ulaşan ünlü Anafartalar Caddesidir.
Ramazan aylarında bu semtlerde geceyle gündüz birlikte yaşanırdı. İftar sofralarının fiyakasından geçilmezdi. Normal bir ailenin bile sofrasında; iki çeşit zeytin, iki-üç çeşit peynir, reçeller, ballar, pastırma-sucuk, ceviz içi, kuru kayısı ve erik gibi iftariyelikler, iki çeşit zeytinyağlı yemek, mutlaka etli yemek, börekler, baklavalar ve güllaç tatlısı eksik olmazdı. Herkes refah içinde ramazanını geçirirdi. İnsanlar gül gibi geçinsinler diye sofralarından gül reçelini, tatlı tatlı konuşsunlar diye balı, tahini ve pekmezi eksik etmezlerdi. Teravi Namazı’ndan çıkışta muhitin ileri gelenleri tepsi içinde cemaatlere akide şekeri dağıtırlardı. Akide şekerinin anlamı o günkü akidin tamamlandığını belirtmekti. Teraviden sonra kentin muhtelif noktalarında toplu olarak veya evlerde aileler arasında ramazan geceleri en güzel şekliyle değerlendirirlerdi. İsteyenler nargile içer, kahve ve çay bolca tüketilirdi. Şerbetler, limonatalar içilirdi.
Konak’daki şimdiki Ordu Evi’nin olduğu yerde İsmet Gazinosu vardı. İsmet Gazinosu’nda; İstanbul’dan gelen ortaoyunu üstadı Dümbüllü İsmail Efendi Grubu ile Hafız Burhan ve Korosu, yerli sanatçıların ve fasıl gruplarının iştirakiyle sahura kadar süren Ramazan geceleri tertiplenirdi. Benzeri eğlenceler bazen aynı sanatçılarında katılımıyla; Karataş’taki Köşk Sineması’nın bulunduğu yerdeki salonda, Eşrefpaşa’da, Değirmendağı’nda ve özellikle Altınpark’ta ve Karşıyaka’da da Soğukkuyu ve Dedebaşı’nda da gerçekleşirdi. Değişik semtlerdeki en az 30 kıraathanede nargile ve çay sohbetleri sahura kadar sürerdi. Evlerde bayram temizlikleri, badanalar, boyalar yapılır. Evlerdeki tahta zeminler fırçalanırdı. Evlerde ise; her şeyin temiz ve güzel olması için gereken neyse yapılırdı. 3 gün öncesinden baklava-börek yufkaları hazırlanır ve açılır. Bol cevizli baklavalar ile kalbura bastı tatlıları kiler dolaplarına istif edilirdi. Bayramlık yeni elbiselerin ve ayakkabıların temini çoktan gerçekleşmiş olurdu. Bayram sabahları namazdan sonra evlerde simitlerle, İzmir gevrekleriyle, özel bayram çörekleriyle, bol teferruatlı kahvaltılıkların bulunduğu tam teşekküllü kahvaltılar yapılırdı. Kahvaltıdan sonra yeni bayramlıklar giyilir, önce aileler kendi aralarında, daha sonra; ziyaretler yapılarak bayramlaşılırdı.”
Sancar Maruflu

Şimdiyse yoksulluk kol geziyor bir zamanların mutlu insanlarının yaşadığı İzmir'in nezih semtlerinde.

Hiç yorum yok: