5 Mart 2018 Pazartesi

Anadaolu'da Yahudiler ve meslekleri

Esasen İmparatorluktaki Yahudilerin çoğunluğu hiç de sanıldığı gibi zengin değildi. Bilakis tekstil sektöründeki işçilerin çoğu fakir kadınlardı. İthal ürünleri pazarlayan Yahudilerin çoğu bunu taşradan takas usulü ve cüzi kârlarla gerçekleştiren küçük esnaftı. Safed, Kudüs ve Hebron gibi Filistin kentlerindeki Yahudiler ise İmparatorluğun diğer yerlerinden gönderilen ianelerle (haluka) geçimlerini sürdürecek kadar fakirdiler.

Yahudilerin maddi ve manevi kalkınmasını amaç edinen Evrensel Yahudi İttifakı (Alliance Israelite Universelle) adlı 1860’ta Paris’te kurulan örgüt sayesinde Akdeniz Havzası’nda tarım okulları ve çıraklık kuruluşları alanında yapılan çalışmalarda birçok meslek dalında eğitimli Türk Yahudi’si yetişti. Bu meslekler arasında; terzilik, tenekecilik, şekercilik, ayakkabıcılık, saatçilik, berberlik, sandıkçılık, halıcılık, badanacılık, fotoğrafçılık, tipografyacılık, fıçıcılık, vb bulunmaktaydı.

Ayrıca AIU kökenli olmayan meslekler de vardı. Örneğin özellikle o yıllarda Edirne’de en yaygın iş kolu olan Türk usulü terzilik, sobacılık, çilingircilik, camcılık, fırıncık, duvarcılık, kumaş boyacılığı, sigara kâğıdı imalatçılığı, ibrikçilik, bıçakçılık, şeritçilik, kalaycılık, mermercilik, cilacılık, hırdavatçılık, tütün imalatçılığı gibi az meslek dalında da Yahudiler faaliyet göstermekteydi. Ancak AIU okullarından mezun olanların yaklaşık üçte birinden fazlası kötü bir ekonomik düzeye sahiptiler ve zanaatkârlığın dışında daha çabuk fırsat sağlama olasılığı olan ticarete yönelmişlerdi. Ne var ki ekonomik gücü belirgin olan İzmir’de dahi 5000 Yahudi aile reisinin sadece onda biri dükkân ya da kendi el işini yürütebileceği bir mekâna sahipti.

Diğer basit meslekler arasında ‘staniadores’adı verilen kişilerin yaptığı mutfak ve tencere kapları parlatmacılığı, suculuk ve Balat ile Hasköy arasında insanları  bir kıyıdan diğerine taşımayı gerçekleştiren kayıkçılık, yorgancılık gibi işler de vardı. Bu gibi mesleklerden olanlara ‘alt tabaka’ gözüyle bakılmıştı ve bu meslekler zamanla ortadan kayboldu. Keza bugünkü itfaiyeciliğin yerini tutan ve Yahudilerin de rağbet ettiği tulumbacılık doğal olarak tarihe karıştı. Cüzzi sayıda Yahudi gayrimenkul değerler alım satımı(borsa) ile ilgilenmiş  fakat Osmanlı Bankası’nın moratoryuma girmesi ile  birçok sarraf  ve mübayacı iflas etmiştir.

Birinci Dünya Savaşı döneminde Osmanlı topraklarının çoğu İstanbul’da olan dokuma sektöründe yer alan elbise, çamaşır, kravat, gömlek, şapka ve şemsiye yapımında Yahudi kuruluşları da mevcuttu(Anjel, Sigala,Yeşula…gibi).Mesela Yeşula gömlek ve kravatta ünlüydü. Ayrıca pijama işi de yapıyordu. İzmir’de

Moiz ve Avram Antibi kardeşlerin fanila fabrikası 1879’un dokuz büyük firmasından birisiydi. Moiz Robeno ise İstanbul Fincancılar’da perdecilik konusunda bir liderlik sağlamıştı. Halen çoğu kişinin hafızasında olan Lazzaro Franco adlı ünlü mefruşat mağazası 1860’da kurulmuştu.

Yahudiler, Avrupalılarla temas konusunda başta gelen aracılardı. Mali meselelerin çözümünde de ilk akla gelen kişilerdi. Yahudiler gümrük işlerinde de ustaydı. Yabancı tüccar ve kaptanlar gümrük işlerini halletmek için Yahudilerden yararlanıyorlardı. Venedikliler ve Osmanlılar arasında barışta veya gerginlik durumunda Yahudiler aracılık yapıyorlardı.

Yahudiler Osmanlı döneminde tarımla da meşgul olmuşlardı.1907’de Manisa’daki Yahudiler bağcılıkla ilgilenmişler,19.yüzyılın başlarında Jacop H. Politi adlı bir Yunanistan göçmeni Yahudi, Manisa’daki çiftliğinde kökboyası bitkisi ekmiş,1896’da Alliance Israelite Yafa’da bir tarım okulu açma fermanı almıştı.1904’te alınan bir fermanla aynı kuruluşun Akhisar’da kurduğu 28.000 dönümlük bir çiftlikteki tarım okulu, çevre köylere de bu konuda bilgi sağlamıştı. Göçmen Yahudiler, Aydın ve Eskişehir’de çiftçilikle uğraşmışlardı

Hiç yorum yok: