Bütün ülke kriz söylentisiyle uzun süredir çalkalanıyor. Herkes
kötü bir şeyler olacak diye bekliyor, ama ne olacağı konusunda kesin bir şey
bilen yok.
Aslında her gün bir şeyler oluyor zaten ancak söylenenlere bakılırsa beklenen daha kötü şeyler.
Aslında her gün bir şeyler oluyor zaten ancak söylenenlere bakılırsa beklenen daha kötü şeyler.
Bizim krizden anladığımız işsizliğin uzaması, yapılan zamlar
karşısında aldığımız paranın iyice eriyip yok olması olabilir ancak.
Uzun yıllardır ayakkabı iş kolunda çalışan emekçiler yeterince
örgütlü olmadıklarından hiçbir hak talebinde bulunamıyor, ücretlerine zam alamıyor.
Ücretler yerlerde sürünüyor.
Çalışma koşulları berbat durumda.
Çalışma koşulları berbat durumda.
Yaşam koşullarımız tam bir sefalete dönüşmüş durumda.
Bizim sefaletimizin nedeni, patronların zenginliğidir.
Ödenmemiş emeğimizin karşılığı karlar patronların kasalarında birikiyor.
Ödenmemiş emeğimizin karşılığı karlar patronların kasalarında birikiyor.
Bizim aldığımız ücretler aynı kalsa da hayatımızı sürdürmek için
yaptığımız harcamalar hızla artıyor.
Biz akşam eve gidecek yol parası bulmakta zorlanırken, onlar her
yıl otomobillerinin yeniliyorlar.
Dolmuş, otobüs, servis ücretleri zamlanıyor.
Yediğimiz yemek, içtiğimiz çay zamlanıyor.
Evimizin kirası zamlanıyor.
İhtiyacımız olan her ne varsa iğneden ipliğe hepsine sürekli zam
geliyor.
Biz ise bırakın zam almayı yıllar öncesinin ücretlerine ses bile
çıkaramıyoruz.
Alım gücümüz çok düştü, temel ihtiyaçlarımızı bile
karşılayamayacak durumdayız.
Sağlıklı ve yeterli beslenemiyoruz. Çoğu zaman yol parası
bulmadığımız oluyor.
Birçok arkadaşımız ekonomik nedenler dolayısıyla eşlerinden
boşandı ya da ayrı yaşıyor.
Aileler perişan durumda, çocuklar, geçim zorluğu çeken, parçalanmış ailelerin sıkıntılarını yaşayarak büyüyor.
Kaçak içki, esrar, hap ve her türden ucuz uyuşturucu kullanımı
giderek yaygınlaşıyor.
Bunları kullanan özellikle genç işçi kardeşlerimiz fizik ve ruh
sağlığını kaybediyor, bu durum şiddet eğilimini artırıyor.
İşsizlik süreleri uzadıkça borçlanma artıyor, normal bir yaşamı
sürdürmemiz zorlaşıyor.
YENİ VE DAHA DERİN BİR KRİZ NE GETİRİR!
Ayakkabı işçisi Dostlar,
Kardeşler!
Bizler zaten uzun yıllardır ağır kriz koşullarında yaşıyoruz.
Yaşamlarımızı perişan eden ve hiç bitmeyen bir krizimiz var. Bu
krizin bir çok nedeni var elbette, ancak hiç bir neden bizden kaynaklanmıyor.
Kapitalistler sistemin kendi yapısal krizinin bedelini her zaman
olduğu gibi işçilere ödetmek istiyorlar. Lüks içinde yaşayan onlar değilmiş
gibi zaten sefalet ve yokluk içinde yaşayan biz emekçilerden özveri istiyorlar.
Zam istemeyin, çok kötü koşullarda güvencesiz çalışın ve susun!
Zam istemeyin, çok kötü koşullarda güvencesiz çalışın ve susun!
Sağlığını, geleceğini, insanca yaşam olanaklarını kaybetmiş ayakkabı
işçileri olarak
Bizler!
Yaşadıklarımızdan daha kötüsüyle uslandırılmak isteniyoruz. Daha
neyimizi alacaksınız!
Bizim yurt dışında bankalarda şişkin hesaplarımız, Faiz de paralarımız,
Dolar'ımız, Euro'muz, Altın'larımız yok.
Pahalı yazlıklarımız, villalarımız, lüks semtlerde evlerimiz
yatırım için alınmış arazilerimiz yok.
Ne kendimizin ne çocuklarımızın, şirketleri zenginlik üreten gelirleri yok.
Ne kendimizin ne çocuklarımızın, şirketleri zenginlik üreten gelirleri yok.
Yani bizim verebileceğimiz emeğimizden, alınterimizden başka hiç
bir şeyimiz yok.
Bunu biliyorlar ve sahip olduğumuz tek serveti, emeğimizi,
alınterimizi daha ucuza, bedavaya gasp etmek istiyorlar.
Onların saltanatı sürsün diye biz işçilere dayatılan tam bir kölelik düzenidir.
Onların saltanatı sürsün diye biz işçilere dayatılan tam bir kölelik düzenidir.
KRİZ NEDİR...
Kriz kimilerinin yani küçüklerin yok olması, büyük zenginlerin onları yutması, daha çok büyümesi, zenginliklerini artırması demektir.
Her şeyin bunca bol üretildiği bir dünyada, kriz sadece bir
paylaşım sorunudur.
Eşitsiz dağılım, yani servet sefalet kutuplaşmasıdır.
Bir yanda yükselen Rezidanslarında, Villalarında zevk sefa sürenler,
çılgınca lüks bir yaşamı sürdürme derdi olanlar,
Bir yanda varoşlarda birikmiş işsiz, geleceksiz, düşük ücretle çalışan milyonlarca yoksul
insan.
Bizim ne verecek bir şeyimiz var, ne kaybedeceğimiz
zenginliğimiz!
Krizi biz çıkarmadık bedelini de ödemek istemiyoruz!
Emeğimize, ekmeğimize, örgütlü gücümüzle sahip çıkacağız.
Dayanışmayı büyüterek bu fırtınayı da dayanışma içinde
atlatacağız.
Başka seçeneğimiz yok.
Birbirimize daha sıkı tutunacağız, dayanışmayı büyüteceğiz.
Bize daha fazla yoksulluk ve sefalet önerenlere cevabımız!
Krizin bedelini patronlara ödeteceğiz! olacaktır.
KURTULUŞ YOK TEK BAŞINA
YA HEP BERABER YA DA HİÇ BİRİMİZ!
YAŞASIN EYLEMLİ SINIF DAYANIŞMASI!
12.09.2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder